Yalova Hakkında

Yalova Hakkında

Yalova Hakkında

Yalova Hakkında

YALOVA TARİHİ

 Yörede yerleşimin Neolitik Çağ’da (M.Ö. 8.000–5.500) başladığı tahmin edilmektedir. Yalova’nın kuruluşu ile ilgili kesin bilgiler olmamakla beraber, M.Ö. 7. yüzyılda Trakya’dan Küçük Asya’ya geçerek Marmara Denizi’nin doğusunda bir krallık kuran Bithynialılar (Bitinyalılar) tarafından bir yerleşim yeri olarak kurulduğu tahmin edilmektedir. Bithynialılar Marmara Denizi’nin doğu kıyılarına yerleştiklerinde, Yalova bölgesi de Bithynia Krallığı topraklarına katılmıştır. Bithynia bölgesi ve diğer Anadolu antik bölgelerini gösteren harita Şekil-1’de görülmektedir. Haritadan da görüleceği üzere, şimdiki Yalova, Bursa, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Zonguldak, Bartın, Karabük ve İstanbul’un asya yakası M.Ö. 6. yüzyılda Bithynia Krallığı toprakları arasında görülmektedir.

M.Ö. 377-327 yılları arasında, Büyük İskender’in Bithynia’ya atadığı komutanı Kalas’ı mağlub eden Bithynialılar, onları topraklarından atmışlardır. M.Ö. 230-182 yılları arasında hüküm süren 1. Prusias zamanında Kios (Gemlik) ve Myrlia (Mudanya) ve Yalova bölgesi Makedonya Kralı 5. Philip’e armağan olarak verilmiştir. Roma İmparatorluğu’ndan kaçan Kartaca Kralı Hannibal, Bithynia Kralı 1. Prusias’a sığınmıştır. Hannibal, 1. Prusias’a armağan olarak Prusa od Olympum (Bursa) kentini kurmuştur. M.Ö. 74’te Roma İmparatorluğu yönetimine giren Yalova ve yöresi, M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca Doğu Roma yani Bizans İmparatorluğu sınırları içinde kalmıştır.

Bugünkü Yalova Kaplıcaları’nın tarih içinde önemli bir yeri bulunmaktadır. M.Ö. 1200 yıllarında bir yer sarsıntısı ile meydana geldiği tahmin edilen Termal İlçesi’ndeki Kurşunlu Hamamı’nın dış duvarlarında kuvvet tanrısı Herakles (Herkül), sağlık tanrısı Asklepios, sıcak su ve sağlık perileri olan Nemfler’in kabartmaları görülmektedir. Termal’in Bizans İmparatorluğu döneminde imparatorların dinlenme ve tedavi yeri olarak büyük üne sahip olduğu bilinmektedir. Bizans İmparatorluğu’ndan sonra Selçuklular’ın yönetimine giren Yalova bölgesi, Haçlı Seferleri sırasında yakılıp yıkılmıştır. Yalova, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Kara Yalovaç, Katip Çelebi’de ise Yalakabad ve Yalıova adlarını almaktadır. O dönemlerde Yalova isminin verildiğini de görmekteyiz. Bu isimler 19. yüzyılda, yörede kırk gün kalıp tetkiklerde bulunan ünlü tarihçi Hammer tarafından da doğrulanmaktadır.

Friglerden Bithynialılara, Selçuklulardan Bizanslılara kadar çeşitli milletlerin yaşamış olduğu Yalova bölgesi, 1326 yılında Osmanlı Devleti Komutanı Gazi Abdurrahman tarafından fethedilmiş ve ebedi Türk yurdu haline gelmiştir.

Eski devlet salnameleri incelendiğinde, Yalova’nın 1530 yıllarında İzmit Vilayeti’ne (Liva) bağlı bir kasaba (Yalak-Abad) olduğu görülmektedir. Yalova, 1867 yılında Bursa Merkez Sancağı’na bağlı bir kaza iken, 1901’de bağımsız İzmit Sancağı’na bağlanmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan askeri birliklerince işgal edilen Yalova, verdiği büyük mücadele ile 19 Temmuz 1921 tarihinde düşman işgalinden kurtulmuştur. 2 Haziran 1929’da Atatürk’ün isteği üzerine çıkarılan bir kanun gereğince, ilçe yapılarak İstanbul İli’ne bağlanmıştır. Kurtuluş Savaşı sonrasında 19 Ağustos 1929 tarihinde ilk defa Yalova’ya gelen Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk, Termal’in yeniden inşaasını sağlamıştır. Atatürk, 22 Ocak 1938 tarihinde açılan Termal Oteli’nin ilk konuğu olmuş ve 9 gün süreyle Yalova’da kalmıştır. 1929 yılında yapılan Millet Çiftliği’nin yapılışı sırasında, ikinci kata gelindiğinde, batıda bulunan ağacın kesileceğini gören Atatürk, yapının temelini biraz doğuya alarak binayı kaydırmış ve ağacın kesilmesini engellemiştir. Bu nedenle köşk, Yürüyen Köşk olarak anılmaktadır. Atatürk’ün, “Kurtuluşa öncü” ve “Benim Kentim” olarak bahsettiği Yalova, adeta yazlık başkent haline gelmiş ve yine Atatürk’ün isteği üzerine 1930 yılında İstanbul’un ilçeleri arasına  katılmış, 1995 yılında ise İstanbul İli’nden ayrılarak il yapılmıştır. Bursa’nın Gemlik İlçesi’ne bağlı Armutlu Beldesi ile Kocaeli’nin Karamürsel İlçesi’ne bağlı Altınova Beldesi ilçe yapılmak suretiyle il sınırları içerisine alınmıştır.

 COĞRAFİ KONUMU, BİTKİ ÖRTÜSÜ VE İKLİMİ

Armutlu Yarımadası’nın kuzey kıyısı ile Samanlı Dağları’nın kuzey eteklerine kurulmuş olan Yalova İli, Türkiye’nin Kuzeybatısında ve Marmara Bölgesi’nin Güneydoğu kesiminde, 28° 45′ ve 29° 35′ Doğu Boylamları, 40° 28′ ve 40° 45’Kuzey Enlemi arasında yer almaktadır. Kuzeyinde ve batısında Marmara Denizi, doğusunda Kocaeli İli, güneyinde Bursa İli ile Gemlik Körfezi yer almaktadır. İlin denizden yüksekliği 2 metre, en yüksek noktası 926 metredir. Yüzölçümü 847 km²’dir. Yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en küçük ili olan Yalova İli’nin kıyıları girintili ve çıkıntılı bir özellik göstermez. Sahil şeridi dar olmakla birlikte, doğal plaj özellikleri göstermektedir. Yalova, doğu kıyılarındaki düzlükler dışında dağlık bir araziye sahiptir. Bölgenin güneyi; batıdan doğuya doğru İzmit-Sapanca arasında Kocaeli Sıradağları ile birleşen Samanlı Dağları’yla kaplanmış durumdadır ve ilin başlıca dağları da Samanlı Dağları’dır. Bu dağlar Yalova’nın güneyinde bulunmaktadır. Birçok tepenin bulunduğu bu dağlık arazide Samanlı Dağları’nın en yüksek noktası Beşpınar Tepesi’dir. (926 m.) Armutlu, Taz Dağı’nın (867 m.) batıya doğru devam eden eteklerinde kurulmuştur.

İlin bitki örtüsünü makiler ve ormanlar oluşturmaktadır. Yalova’nın güneyindeki dik yamaçlar tümüyle gür bir orman örtüsüyle kaplıdır. Geniş yapraklı ağaçların hakim olduğu bu kısımda, iğne yapraklı ağaçlar oldukça azdır. Bu ormanlar il yüzölçümünün % 58’ini kaplamaktadır. Armutlu Yarımadası’nın orta kısımları daha çok meşe ağaçlarının hakim olduğu bir ormanlık alana sahiptir. Orman örtüsünün bileşimine giren unsurların büyük bir kısmı Karadeniz kıyı silsilesinin florasına dahildir. Bir kısmı ise Akdeniz florasının (bitki varlığı) türleri olarak bu kısma sokulmuştur. Karakteristik türlerin bir araya geldiği kısımlardaki maki topluluğu da buna eklenebilir. Ormanlık alanlarda genellikle kayın, meşe, gürgen, kızılcık, kestane ve ıhlamur ağaçları görülmektedir. Yalova’daki ormanlardan, çevrenin odun ve kereste ihtiyacı da karşılanmaktadır.

Yalova İli’nin iklimi, Makro-klima tipi olarak, Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçiş niteliği taşımaktadır. Kimi dönemlerde de karasal iklim özelliklerini yansıtmaktadır. İlde yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve bol yağışlıdır. 30 yıllık rasat bilgilerine göre, Yalova’da yıllık ortalama sıcaklık değeri 14,6 oC’dir. En soğuk ay ortalama sıcaklığı 6,6 oC, en sıcak ay ortalama sıcaklığı 23,7 oC’dir. Yalova’da aylık ortalama sıcaklık değerleri Şekil-5’te görülmektedir. 1975-2008 yılları arasında tutulan ortalama değerlere göre, en soğuk aylar Ocak ve Şubat ayları, en sıcak ay Temmuz ayı olarak tespit edilmiştir.

 İlde kar yağışlı günlerin ortalama sayısı 10,6, karla örtülü günlerin ortalama sayısı da 5,2’dir. İlde deniz suyu sıcaklığı, en yüksek olduğu Ağustos ayında 22,9 oC, en düşük olduğu Şubat ayında da 7,4 oC’dir. Yine 1975-2008 yılları ortalamasına göre yıllık ortalama yağış miktarı 726,5 mm. Olarak tespit edilmiştir. Yalova’da aylık ortalama yağış miktarı Şekil-7’de görülmektedir. Şekilden de görüleceği üzere, en yağışlı aylar Aralık, Kasım ve Ocak ayları, en az yağışlı aylar ise Temmuz, Mayıs ve Ağustos ayları olarak tespit edilmiştir.

Yalova, gerek coğrafi konumu, gerek tarihi ve arkeolojik zenginlikleri ve gerekse doğal güzellikleri bakımından bir turizm kenti olarak adlandırılabilir. İl, İstanbul, Kocaeli ve Bursa‘nın tam ortasında bulunmakta olup, bu açıdan önemli bir turizm potansiyeline ve hinterlandına sahiptir. Turizm sektörünün kent ekonomisinde önemli bir yeri vardır. Özellikle Termal, Çınarcık ve Armutlu ilçelerinde ekonomi büyük ölçüde turizme dayalıdır. Sahil kesimi kıyı ve koyları, Delmece Yaylası, Erikli ve Sudüşen Şelaleleri, Armutlu ve Termal İlçeleri’nde bulunan kaplıcalar bunların başında gelmekte olup, bu yerler ilin turizm gelirlerini arttırabilecek alanlardır.

İlde Yalova-Armutlu Termal Turizm Merkezi ve Yalova-Termal Turizm Merkezi bulunmaktadır. Bunun dışında il genelinde 8 adet turizm işletme belgeli tesis mevcut olup, bu tesislerin yatak kapasiteleri toplamı 946’dır. 6 adet doğa turizmine açık alan ve 1 adet de turizm işletme belgeli lokanta ve eğlence yeri mevcuttur. Turizm yatırım belgeli 7 adet tesis bulunmaktadır. Bu tesislerin yatak kapasiteleri toplamı 1.100’dür. İlde nitelikli belediye belgeli 77 adet tesis mevcut olup, bu tesislerin yatak kapasiteleri toplamı 5.006’dır. İlde toplam 23 adet seyahat acentesi faaliyet göstermektedir.

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne kayıtlı olan işletme belgeli ve nitelikli belediye belgeli tesislerin verilerine göre, 2011 yılında ilimiz ve ilçelerinde 87.148’i yerli, 19.140’ı da yabancı olmak üzere toplam 106.315 turist konaklama yapmıştır. 2012 yılının ilk 6 ayında 48.711’I yerli, 9.540’ı da yabancı olmak üzere toplam 58.251 turist konaklama yapmıştır. 2003 yılında ise 45.410’u yerli, 9.492’si de yabancı olmak üzere toplam 54.902 turist konaklama yapmıştı.

Yalova’da turizm sektörünün geliştirilmesi için, doğa turizmi ve sağlık turizmi yanında av, kongre ve sportif turizm alanlarında çalışmalar da yapılmaktadır. Bu bağlamda, Valiliğimizce 2005 yılından itibaren düzenlenen ‘Delmece Yayla Şenliklerine” İstanbul, Bursa, Kocaeli illerinden ve ilimizden binlerce kişinin katılımı sağlanmış ve Yalova’nın tanıtımı yapılmıştır. İlde doğa ve dağ turizmine açık birçok alan mevcuttur. Termal ve Armutlu Kaplıca Turizm Merkezleri, Termal Sudüşen Şelalesi, Erikli ve Delmece Yaylası, Çınarcık Hasanbaba Piknik Alanı, Altınova Hersek Gölü mesire ve rekreasyon alanı, turistik yatırımların yapılmasına uygun alanlardır. Yalova ekonomisinin tekrar canlandırılması için en önemli kaynak olan turizm sektörünün geliştirilmesi, bu alana yönelik yatırımların artırılması ve etkin tanıtım yapılması gerekmektedir.

İlde 2 adet tabiat parkı bulunmaktadır. Delmece Yaylası Tabiat Parkı ve Harmankaya Tabiat Parkı. Delmece Yaylası Tabiat Parkı 2008 yılı tescilli olup alanı 19,76 ha.’dır. 11/07/2011 tarihinde tabiat parkı ilan edilmiştir. Harmankaya Tabiat Parkı ise 2011 yılı tescilli olup alanı 0,60 ha.’dır. 11/07/2011 tarihinde tabiat parkı ilan edilmiştir.

Termal Sinema Binası’nın restorasyonu tamamlanarak toplantı salonu ve kafeterya olarak, Yaveran Köşkü’nün restorasyon çalışmaları da bitirilerek misafirhane olarak hizmete açılmıştır. Valilikçe hazırlanarak ilgili kurulca onaylanan Hersekzade Ahmet Paşa Camii’nin restorasyon çalışmaları tamamlanmıştır. Ayrıca TİGEM Atatürk Köşkü 20/11/2007 tarih ve 193 sayılı ilgili Kurul Kararı ile birinci grup yapı olarak tescil edilmiştir.

İlde 8 adet arkeolojik sit alanı bulunmaktadır. Bunlar; Çobankale Kale kalıntıları, Çobankale Kaya Anıtı, Termal Suşehri, Hersek Köyü (Dil Burnu) Hellenopolis Antik Kenti, Çiftlikköy Siteler Mahallesi Başak Sokak, Tavşanlı Beldesi Dipgölcük mevkii, Şenköy Engere mevkii ve Altınova İlçesi Hersek Köyü arkeolojik sit alanları.

Valiliğimizce uzman fotoğrafçı ve tasarımcılara ilin gezilip görülecek tüm mekânlarının orijinal çekimleri yaptırılarak İngilizce ve Türkçe olarak toplam 21.000 adet broşür bastırılmıştır. Yürüyen Köşk olarak bilinen Atatürk Köşkü’nün restorasyonu yapılmış, Kültür ve Turizm Envanteri bastırılmış, Termal Sinema Binası Restorasyonu projesine uygun olarak yaptırılmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca ilimizin tanıtımına yönelik olarak 10.000 adet İngilizce, 10.000 adet Türkçe ve 1.000 adet de Arapça olmak üzere toplam 21.000 adet “Yalova Broşürü” bastırılmış ve dağıtılmıştır.

Ayrıca turizmin gelişmesini ve tanıtım faaliyetlerini tek elden yürütmek ve güç birliği yapmak amacıyla Turizm Birliği kurulmuş ve 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olup, sekretaryası İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’nce yürütülmektedir.

16 Aralık 2006 tarih ve 26378 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak sınırları genişletilen Termal Turizm Merkezi içinde bulunan ve Sağlık Bakanlığı tarafından işletilmekte olan Termal Kaplıca İşletme İdaresi ile Termal İlçe Belediyesi denetiminde faaliyet gösteren tesislerin tamamına sıcak su verilerek hizmet kalitelerinin iyileştirilmesi ve bölgenin bir kaplıca kür merkezi haline getirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Bakanlığımızca Termal ve Armutlu turizm merkezlerine ait 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planları yapılmış olup, turizm tesis alanları tespit edilmiştir.

Valilikçe Kültür Varlıkları Katkı Payı Fonu’nda toplanan paralarla, Gacık Köyü Hamamı, Hersek Camii bahçe düzenlemesi, Güneyköy Sultan Reşat Çeşmesi Restorasyon Projesi ile Yalova eski Hükümet Konağı’nın yeniden yapılması için ödenekler ilgili belediyeler adına bloke edilmiş olup, koordinasyonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nce sağlanmaktadır.

Suriye’nin başkenti Şam’da 23 Haziran-03 Temmuz 2010 tarihleri arasında düzenlenen 27. Uluslararası Çiçek Fuarı’nda Valiliğimizce ilimizin tanıtımı yapılmıştır.

Armutlu ve Çınarcık Belediyeleri 2011 Yılı “Turistik Yönden Önem Arz eden Belediye” olarak belirlenmiştir. (Toplam 188 belediye içerisinde)

Yalova İli’nde bulunan önemli tarihi ve turistik değerler şunlardır:

Yürüyen Köşk : Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bahçesinde ve deniz kenarında bulunan köşk, Atatürk’ün 21 Ağustos 1929 yılında Yalova’ya gelişlerinde verdiği talimatla, iki katlı dikdörtgen planlı, ahşap karkas olarak yapılmıştır. Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşkün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış binanın duvarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkânsız olan bir emir verir: “AĞAÇ KESİLMEYECEK, BİNA KAYDIRILACAK.” Görev İstanbul Belediyesi’ne intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlenir. Başmühendis Ali Galip ALNAR yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmaya başlar. 8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtulur. Artık binanın raylar üzerinde  kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.

Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Ulu Önder Atatürk ile birlikte, kardeşi Makbule ATADAN, Vali vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya Bey ve Cumhuriyet Gazetesi Baş muhabiri Yunus NADİ nezaretinde bina yaklaşık 4,80 m. kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve ulu çınar ağacı da kesilmekten kurtulur.

O günden beri köşkün adı “YÜRÜYEN KÖŞK” olarak kalmıştır. Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 12.07.1980 gün ve 12238 sayılı kararı ile korunması gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayılmış ve tescili yapılmıştır. 2006 yılında, Yalova Belediyesi tarafından restorasyonu yapılarak ziyaretçilere açılmıştır.

Termal Atatürk Köşkü : 1929 yılında 38 günde yapılmıştır. Tamamen ahşaptan yapılmış ve iki katlıdır. Üç şeref salonu ve onbir odası vardır. O dönemde kullanılan eşyası ile birlikte korunan köşk müze olarak halka açıktır.

Karaca Arboretum : 1980 yılında TEMA Vakfı kurucusu Hayrettin Karaca tarafından kurulmuştur. Yalova-Termal Karayolu üzerinde, il merkezine 5 km. mesafede, Samanlı Köyü içerisinde bulunmaktadır. Peyzaj ağırlıklı, koleksiyon bir arboretum karakterinde olup, 135.000 m2’lik bir alanda tesis edilmiştir. İçerisinde kaya bahçeleri, bitki bahçeleri, iris bahçeleri, gül bahçeleri, minyatür bitkiler, Türkiye doğumlu bonsai bitki koleksiyonları vb. örnekler bulunmaktadır.

Arboretum bugün yaklaşık 7.000 civarında değişik bitki türü, alttür, varyete ve kültür formunu barındırmaktadır. Karaca Arboretumu Türkiye’nin ilk özel Arboretumudur. Dikkate değer koleksiyonları Acer, Prunus, Malas, Magnolia, Quercus, Betula, Pinus, ağabeyes, Picea cinslerine ait önemli birçok tür ve kültür formunu barındırmaktadır. Arboretum Pazar günleri 13.00–18.00 saatleri arası halka açıktır. Bunun dışında grup ve okullara haftanın diğer günleri de randevu alınması koşuluyla açıktır. Gezi rehber eşliğinde 1,5 saat sürmektedir. Ziyaret TEMA vakfına makbuz karşılığı bağış yapılarak gerçekleşmektedir. Karaca Arboretum’u yılda 15.000 civarında yerli ve yabancı kişi ziyaret etmektedir.

Bugün Karaca Arboretum’un en önemli faaliyetleri; Üniversite öğrencilerine staj imkânı sağlamak, halka açık olduğu için halkın konuyla ilgili bilgisini artırmak olarak sayılabilir. Ayrıca Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yapılan Arboretum ve Botanik bahçelere de bitki materyali sağlamaktadır. Bahçıvan eğitimi vermektedir, dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan Arboretum ve Botanik bahçeleri ile tohum değişimi yapmaktadır.

Tüm bu faaliyetler için gerekli finansman, Karaca Arboretum da bulunan Karaca Arboretum Fidanlığı faaliyeti ile sağlamaktadır. Fidanlık haftanın her günü açıktır.

Karaca Arboretum Haziran 2004’de Uluslararası Dendroloji (Ağaç Bilimi) Cemiyeti tarafından bir ödüle layık görülmüş ve 27 Haziran 2004’de bu ödül Uluslararası Dendroloji Cemiyeti’nin Başkanı tarafından Karaca Arboretum’da düzenlenen törenle Sn. Hayrettin KARACA’ya takdim edilmiştir. Bu ödül dünyada şimdiye kadar 14 Arboretum ya da Koleksiyon Bahçesi’ne verilmiştir. Karaca Arboretum da bu ödülü alan 15. Arboretum olmuştur.

TİGEM Atatürk Köşkü : TİGEM’e bağlı arazi üzerinde bulunan iki katlı bir binadan oluşmaktadır. İçerisinde Atatürk’ün kullandığı bazı malzemeler ve Atatürk’ün Yalova’da çekilmiş resimlerinin panoları mevcuttur.

Rüstempaşa Camii : Son Osmanlı dönemi eserlerinden olan camii, Yalova İl merkezinde ve Merkez Camii yanında kullanılabilir durumdadır.

Hersekzade Ahmet Paşa Camii ve Külliyesi : Altınova ilçesindedir ve 16. yy’da yaptırılmıştır. İki kubbelidir ve camiinin yanında Hersekzade Ahmet Paşa’nın mezarı, bir çeşme ve hamam kalıntısı bulunmaktadır.

Hacı Ali Paşa Camii : Armutlu ilçesindedir ve yapım tarihinin Orhan Gazi dönemine kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Camii ibadete açık durumdadır ve iç ahşap dizaynı ile dış ahşap saçakları ince bir işçilik örneği olarak gösterilmektedir.

Kurşunlu Hamamı : Bizans İmparatoru Jüstinyen tarafından yaptırılmıştır. Afet ve savaşlar nedeniyle zamanla toprağa gömülmüş olan Kurşunlu Hamamı, 1900 yılında Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit’in emriyle onarılmıştır. Hamamın üstü kurşunla kaplı olduğu için Kurşunlu Hamam adını almıştır.

Valide Hamamı : Bizans İmparatoru Konstantin döneminde 6 kubbeli olarak yapılmıştır. Halen 3 kubbesi yoktur. Osmanlı döneminde Padişah Abdülmecit tarafından onarılmış ve annesi burada tedavi gördüğünden Valide Hamamı adını almıştır.

Kara Kilise : Çiftlikköy ilçesinde bulunan ve halk arasında Karakilise olarak bilinen Roma dönemine ait su mimarisi yapısıdır.

Yalova Kağıthanesi : Kağıthane-i Yalakabad adıyla Yalova Kağıthanesi el ile kağıdın yapıldığı dönemde Elmalık Köyü’nde İbrahim Müteferrika tarafından 1745 yılında kurulmuştur.

Yalova Açık Hava Müzesi : 29 Ekim 2003 tarihinde açılan müzede, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait eserler(onur taşları, mezar stelleri, sütunlar, sütun başlıkları, lâhitler) yer almaktadır. Ayrıca Yalova’nın çeşitli yörelerinde bulunan eserlerin maketleri de müzede bulunmaktadır. Örneğin; Hersek Köyü’nde bulunan Hersekzâde Ahmet Paşa Camisi’nin maketi de müzede sergilenmektedir. Müze, Yalova Yerel Gündem 21 Genel Sekreterliği tarafından, Cumhuriyet’in 80. yılı anısına “Yerel Gündem 21 En İyi Uygulama Projeleri” kapsamında, Yalova Belediyesi ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün katkılarıyla yapılmıştır.

Çınarlı Yol (Çınarlı Hıyaban) : Doğa harikası olan Termal Kaplıcaları’nı Yalova’ya bağlayan Termal-Yalova Çınarlı Yolu (Çınarlı Hıyaban) Atatürk döneminden günümüze kadar yol boyunca var olan çınar ağaçlarının oluşturduğu yeşil tünel görüntüsü ile Yalova’nın en güzel yol güzergâhıdır.

Dolmabahçe Sarayı önündeki çınarlı yoldan vapurla ayrılarak deniz yolculuğu sonrası, aynı yolun Yalova’daki devamı olarak Ulu Önder Atatürk zamanında, iskeleden başlayıp, Gazipaşa Caddesi’ni takiben kaplıca kapısında son bulan yolun uzunluğu 12.350 m., genişliği ise 10 m.’dir. Gökçe Barajı’nın yapımı sırasında, bu Çınarlı Yol’da bulunan bir kısım çınarlar, baraj içinde ve yol dışında kalmıştır. Bu nedenle Yalova’yı Termal’e bağlayan Çınarlı Yol Yenimahalle yol kavşağında son bulmaktadır.

Yol güzergâhında bulunan çınarların dikimi 1930 yılı Şubat ve Mart aylarında yapılmış olup, fidanların arası 10 m.’dir. Ancak, sıralama çapraz gelecek şekilde dikildiğinden daha sıkmış gibi görünür. Böylece her 5 m.’de bir çınar ağacı vardır. Çapraz dikim aynı zamanda ağaçların dengeli dallanmasını sağlanmış, böylece yol yeşil bir tünele dönüşmüştür.

Mevcut olan çınar ağaçlarının fidanları, Teşvikiye ve Kocadere Beldeleri’nden temin edilmiştir. Baltacı Çiftliği girişinden Termal’e kadar dikilen fidanların sayısı 2.250’dir.

Atatürk’ten günümüze kadar gelen Çınar ağaçlarının her yıl Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu kararları doğrultusunda, Valiliğimiz tarafından gerekli incelemeleri yapılarak çürüyen ağaçların yerine yenileri dikilmekte, budanması gereken dalların budama işlemleri yapılarak bakımı hatta bazı hastalıklara yakalananların da tedavileri yapılmaktadır.

Yalova-Termal Yolu üzerindeki Çınar Ağaçları Yalova İstanbul II No’lu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun 14.5.1997 tarih ve 4491 sayılı kararı ile “Korunması Gereken Anıt Ağaçlar” olarak tescil edilmiştir.

İlimiz merkez ve Termal İlçesi arasında bulunan ve turizmde bir marka olarak “Turizm Yolu” niteliğindeki 12 km.’lik yol, Valililiğimizce tüm sanat yapıları, drenaj kanalları yapıldıktan sonra yolun tamamı yeniden asfaltlanarak hizmete açılmıştır.

Kent Ormanı : Yalova’ya 29 km. mesafede olup yolu tamamen asfalttır. Kent Ormanı 2005 yılında düzenlenmiş ve halkın kullanımına açılmıştır. Yalova Orman İşletme Müdürlüğü, Çınarcık Orman İşletme Şefliği sınırlarında yer alan Çınarcık İlçesi, Teşvikiye Beldesi, Erikli Yaylası’nda yer almaktadır. Yalova istikametinden gelecek ziyaretçiler, Çınarcık, Teşvikiye güzergahını takip ederek Armutlu, Gemlik; Bursa istikametinden gelecek olan  ziyaretçiler yolu asfaltlanmış olan Hayriye ve Selimiye Köyleri ile Delmece Yaylası istikametinden Kent Ormanı’na ulaşabilirler.

Alanı 95 ha. olan Kent Ormanı’nın içinde görülmeye değer şelaleler, 2 km. yürüyüş patikası, çok amaçlı salon, çocuk oyun alanları, spor alanları, oturma ve dinlenme gurupları, tuvalet, çeşme, piknik yerleri, içme suyu ve lavabolar, asma köprü, seyir terasları, Erikli Çifte Şelaleleri, ıhlamur, kestane, meşe, gürgen, kayın ve çam ağaçları ile bezenmiş, her türlü kuş sesi eşliğinde doğanın insanlara sunduğu tüm güzelliklerin bir arada yaşanabilecek nadide güzelliklerin bulunduğu eşsiz bir mekândır.

Kent ormanlarının kuruluş amacı ve özelliği gereği kullanıcılar tarafından ateş yakılmaması öngörülmekte, halkın rekreasyon ihtiyacının karşılanması hedeflenmektedir. Giriş ücretsiz olup, mangal yakmak isteyenler için Kent ormanı yakınında şahıslara ait yerler mevcuttur.

Kent Ormanı’nın bulunduğu alanda asli orman ağaçlarından kayın, karaçam, meşe geniş yayılış göstermekte olup, az miktarda kestane, gürgen, dış budak, akçaağaç, çınar, kızılağaç, ıhlamur, yabani kiraz, yabani erik mevcuttur. Çalımsı veya otsu bitkilerden katırtırnağı, yabani sarmaşık, kekik, hiperikum, güzellik çalısı, kocayemiş, pençe çalısı Kent Ormanı’na ayrı bir güzellik katmaktadır.

Bu alanda hayvan ve kuş türleri arasında ayı, yaban domuzu, tilki, sincap, kertenkele, çakal, porsuk, kirpi, tavşan, kaplumbağa, yılan, üveyik, tahtalı güvercin, bıldırcın, çil, karatavuk, sığırcık,  sakarmeke, çulluk, atmaca, çil, keklik ve ağaçkakan sayılabilir.

 

Tagged: , , ,

0 yorumlar